 |
Dec 19, 2006
okumamanız hiç problem değil,zira pişman olmanızı istemem
Dedim ki bir velhasılı hal yapayım bloga.Canım öyle şeyler yazmak istediğinden yani birilerinin okuduğundan değil.
Bu aralar çok sık düşünür oldum bu senenin ne kadar da boş bir sene olduğunu.Aslında rahatlamak lazım bomboş bir senede.İnsan başka ne ister ki,değil mi?"Ne arzu ediyorsan yap,ne hayal ettiysen gerçekleştir.İstediğin gibi yay bütün gün kıçını,sonra gez toz,ne bileyim ne istiyorsan yap kardeşim!Arada da birkaç ingilizce kitap oku;oh mis!"diye düşünmek muhtemeldir esasında,ama olmuyor azizim olmuyor...Bir kere bu kadar boş olmamak lazım.Onu anladım.Aslında içimden çok fena herbir şeyin kursuna gitmek geliyor.Dil kursu değil de-çok oldu ondan vazgeçeli- bir enstrüman kursu olabilir mesela.Akordiyon öğrenmeyi istiyorum aslında çok fazla,ama bir de üşenme ihtimalim var.Sürekli seminerlere katılan asosyal insan modu da çok yakışır aslında bana.Her boktan haberim var,ama hiç insan tanımıyorum falan.Yok ya o kadar vahim değil halim.Aslında hiç değil.Hatta dün akşam kendimi fazlasıyla mutlu hissettim.Hiçbir sebebi yokken hem de,gerçekten.Sonra sabah kalktım ve çok kısa bir sürede çok iyi işler başardım.Tabi ki hiçbir şey yapmadım,rutin şeyler yani.Çok kısa bir sürede yüzümü yıkadım,yaa.Hatta süre tutuyorum ben her gün,bu sabah rekorumu kırdım,ya yaa(:.Şimdi buraya yazıyorum.Çok önemli bir itiraf,dikkatli okuyun.Veee geliyor:Ben bitlenmiş olabileceğimden şüpheleniyorum.Evet dostlar.Çok bedbahtım çok.Hatta artık kafamı kaşımaya üşeniyorum,insanlardan yardım isteyeceğim,ehe:).
Görüldüğü gibi son derece yavşak ve laubali ve ve haddini bilmez bir insan oldum çıktım ben.Hayır ne oldu da ben bu hale geldim hç bilmiyorum.Tahmini olan var ise şayet,telefonum yedi gün/yirmi dört saat açık dostlar.Of of çok geyik yaptım ya.
Yarın geleneksel devamsızlığımı yapmaya karar verdim.Ama bu kez öğlen ikiye kadar uyuyamayacağım.Ders çalışacağım ders.Ben meşgul bir insanım biliyorsunuz ki! Biliyosunuz değil mi?:)
fiona ya tabi ki,prue böyle şeyler yazmaz...
Posted at 02:41 pm by prue-fiona
Permalink
Dec 18, 2006

ne varsa eskilerde varmış diyenlerin ellerinden gözlerinden öpmek istiyorum bu gece. uçuşan tül etekleri, beyaz takımları ve mor kadife ile gözlerimi, dinledikçe içimi açan sesleri ile bana kampüsteki en güzel iki saati bahşetmiş "neşeli günler kumpanyası" na sonsuz teşekkürler. iyi ki varsınız.
"bak bir varmış bir yokmuş eski günlerde tatlı bir kız yaşarmış boğaziçinde"
hadi boğaz kenarında sekerek yürüyelim saçlarımzı savuralım.
"duydum ki seni terketmiş oh olsun yalnız bırakıp gitmiş oh olsun"
e bi oh olsun ama. biz de insanız değil mi?
"duyduk duymadık demesin hiç kimse işte ilan ediyorum herkese ohh ohhh"
bi gün çatlayacak millet ama nedendir bilinmez ;)
"neler oluyor hayatta ah bir de şu rüya gerçek olsa sabah olup uyanınca her şey yine aynı kalsa"
bi sabah da bunu söyleyerek uyansak...
bunları ve daha fazlasını dinleyip ruhunuzu şenlendirmeniz dileğiyle..
prue
Posted at 12:54 pm by prue-fiona
Permalink
Dec 10, 2006
üniversite de boş dersin hali başka olurmuş. lisede olsaydık şimdi iki kantin turu yapar sema abla-hakan abi işletmecileriyle konuşur, çimlere gidip yayılırdık. şimdi de laptop başında entry giriyoruz blogumuza boş derste. unutmadığımın göstergesidir işte..:)
Posted at 11:13 pm by prue-fiona
Permalink
Dec 9, 2006
ne kadar iç karartıcı bir blog bu ya.gri yapmışız bir de rengini.yazılar da bir gri karamsarlığında zaten.pöh!kendimden çok fena sıkılıyorum,çok fena.ben olsam benim gibi biriyle hayatta arkadaşlık etmezdim.hatta benim gibi birinin yüzüne bile bakmazdım.hatta şöyle yanımdan geçerken benim gibi biri,"hop bayan bi sktirin gidin ya"derdim,ama sonra benim gibi olan biri derdi ki "sen siktir git lan!ben niye gidiyormuşum?".sonra ben derdim ki:
"HOHOHOHOHOHOOOO!"
Posted at 02:02 pm by prue-fiona
Permalink
Dec 4, 2006
waiting for the moon to rise
bir şarkı bu kadar güzel olmamalı...ölene dek bu şarkıyı dinleyesim var.ne oluyor bana.of of.yazmak istiyorum sözleri,dayanamayacağım...
All the way back home I'm telling you I caught the sun Creeping up behind my shoulder And another day's begun I was following a trail I'd never been along before Chasing darkened skies above me Looking like the spring Like the winter And the morning
If there's a place I want to go Then I'll be there with you 'Cos in my dreams the things I'm wishing for Keep coming true Now a new day comes Clears the darkness out of sight And the shadows that were sleeping Come and dance beneath the light And I'm trying hard to hide Keeping the sun out of my eyes Close them tight And now I'm waiting for the moon to rise
Don't try to say to me That this was never meant to be 'Cos the days are long where I come from The next few days I'm free There's a train I want to catch But it won't leave here for a while Till darkness fills the eastern sky And streetlights stretch for miles Through the spring And the winter and the morning
fiona.
Posted at 09:29 am by prue-fiona
Permalink
Nov 29, 2006

Bütün sesleri kapattım sonuda dek etrafımdaki.O sesler bir şekilde bariyer oluyorlar sanki yazarken düşüncelerime.Halbuki beni düşünmeye sevkeden onlar değil midir?Ve zaten uzun zamandır yazı yazma konusunda engellenmiş hissediyorum.İlham perisi denen lanet şeyi bekleyip durdum günlerce birilerini ya da gerçekleşmesini umduğum şeyleri beklediğim gibi.Neyi bekliyorsun diye sorsanız size cevap vermeyeceğim aşikar dostlar!Gerçek mutluluk neyse,onun bazı izlerini görmeyi bekliyorum kendimde.Ama bir yandan çok da mutsuz olmadığımı biliyorum.Niye mutluyum o zaman değil mi?Bir de bunu düşünmek gerek diyeceğim ama zaten sürekli olarak bunu düşünüyorum.
sevmek,sevmek...
Aslolanın ne olduğunu unutmadığıma seviniyorum.Ve insanları sadece iyi oldukları için sevmeme de seviniyorum.Ve biliyorum ki insan ilişkileri konusunda hiçbir zaman o gizemli havaya sahip olamadım.Belli ki sahip olmak için de çok geç.Üzgünüm baylar bayanlar,hiç havalı değilim sizlerle konuşurken ve sizleri umursamamazlık,işim başımdan aşkınmışcasına sizi kale almamazlık edemiyorum.Çok yüce bir gönlüm varmış da sizi oraya kondurmak için çook çaba sarfetmeniz gerekiyormuş gibi davranamadığım için beni affedin.Ne kadar da açık seçik yazıyorum değil mi herbir şeyi?
Sitem etmek mi sizce bu yaptığım?Yoksa sadece bir açıklama mıdır halime.Anlayış beklemiyorum zannettiğinizin aksine.Her şeyi de anlatmıyorum zaten hiçbirinize.Biri hariç.Onu da söylemiyorum işte bakın...
Huzura erdiğim tek an martılarla dolu bir film şeridini gözlerimin önünden geçirdiğim andır bilir misiniz?Esen rüzgarla giden yaprakların ardından dalmak bilemediğim bir duguya,huzuru alıp götürür elinizden;ya da her nerenizdeyse huzur oranızdan.Ve gönüle esen dantel rüzgarıyla gelen ferahlık ve hasret eksilişi ruhunuzdan.Ah işte huzur!
ben;fiona.
Posted at 11:24 am by prue-fiona
Permalink
Nov 17, 2006
buz tutmuş denizlere gidelim beraberce
arayalım martıları
bulamasak da sonunda.
denizanası hasretine kapılalım
vehmedelim;
balıkların yokluğundaki bungunluğa
.
gökyüzü kaldı yalnız
uçak,kuş,duman..
nerede deniz
dostum olmuş ziyan.
denizler donmaz
gökyüzü yalnız kalmaz
martılar da
ne bizledir;ya da hep bizledir.
bendeniz;fiona...
Posted at 01:52 pm by prue-fiona
Permalink
Nov 8, 2006
sandığınız gibi biri değilim ben...
hakkımda neler sandığınızdan pek emin olmasam da kestirebiliyorum.hissediyorum;belli ki öyle değilim işte...karanlık akşamın birinde kimden geldiğini bildiğim bir sesle irkilmem size neler düşündürdü biliyorum.gönlümden geçerdi size kendimi anlatmak,ama belli ki onu da beceremeyeceğim.anlayın ne olur!ben öyle sırt dayanacak bir insan değilim.kendime bile dayanamıyorum ben bir de sizinle uğraşamam!her şeyi bilmem ben;hiçbir şeyi bilmem ki ben...umrumda da değil hiçbir şey;fazla mı duyarlıyım yoksa!aman diyeyim,ne olur!ben ki,hayat tecrübesinden yoksun kuytularda yaşamış bir ucube emsaliyim...yaptıklarınız,kendiniz ve etrafınız ve daimi mutluluğunuz bana çok yabancı...bilin istiyorum;çabalamıyor da değilim...
ben:
"ne benledir oysa,hep benledir oysa."
fiona.
Posted at 12:15 pm by prue-fiona
Permalink
Oct 27, 2006
buyurmaz mısınız, sayın ilham?
ben tembel bir blogcuyum ,itiraf ediyorum.çok fazla yoğun olmamama hatta blogları sevmeme rağmen bir yazmama hali var üstümde atamadığım.besbelli ilham denen şey büsbütün terketmiş beni hayır çok yazar-çizer bir insan olduğumdan değil (laf aramızda yazarım da çizerim de icabında)böyle afra tafralara girmemem lazım o yüzden ama hangimiz suçu bir başkasına atmaktan çekinmiyoruz ki yeri geldiğinde?
fotoğraflarla meşgulum şu sıralarda .liseyi bitirdik hdpimizi bir fotoğraf heyecanı sardı.yıllardır neden alındığına bir türlü anlam veremediğim makinenin de bir anlamı olacak artık.kendisini buradan tebrik ediyor ve beraber iyi vakit geçirmeyi temenni ediyorum.bir de sprachdiplomun faydasını görüp kullanma kılavuzunu çözsek iyi olacaktı yaa ,neyse.bir şekilde mutlu olacağız makinemle.
bu akşam iki kanalda da aynı film vardı keloğlan kara prense karşı parantez içinde atv show a karşı.çok umurumda olmamasına rağmen hangi kanalın daha çok reyting aldığını merak etmedim desem yalan olur.şahsen show tv nin tarafını tutuyorum çocukluğumdan kalma bir alışkanlık ile.
pride and prejudice okuyorum bir de sadeleştirilmiş but in english.ben sevdim kendisini gayet de akıcı :) fitzwilliam darcy türkçe bir uyarlamada nasıl olurdu merak ediyorum cidden...
her gün vapura binsem keşke simit yesem rüzgara karşı ,rüzgar da saçlarıma tecavüz etse:) karşıda okuyanlar şanslısınız bence yolunuz uzun da olsa.
bu yazı da amaçsız kendini bilmez bir yazı oldu ama suç gelmek bilmeyen ilhamın ben de isterdim kendisiyle şöyle karşılıklı bir kahve içmek ama...
prue
Posted at 01:39 pm by prue-fiona
Permalink
Düşünürüm de zaman zaman
En çok Ay'ı sevmişim ben hayatta
Gece olup da kararınca -sözde- Dünya
Bir o aydınlığı serer önüme;rızasıyla
Ve ben çocukken isterdim ki;
O yatar gibi duran Hilal'de
Cüceler oynasınlar el ele tutuşup
"Kutu kutu pense"yi neşeyle
Ve ben şimdi yine isterim ki
O cüceler neşelensinler tekrar
Mehtaptan yoksunlaşıverdiğimde ben
Zaman zaman...
*Gece.
bendeniz;fiona.
Posted at 01:07 pm by prue-fiona
Permalink
|
 |
|
|
 |
|